Sponsorlu Bağlantılar


Adele Biyografisi

18 Şubat 2012 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

İngiliz soul/jazz sanatçısı Adele Laurie Blue Adkins, 1988’de Londra’da dünyaya geldi. Küçük yaşta Etta James ve Ella Fitzgerald’ın müzikleriyle tanışan müzisyen; mezunlar listesinde Amy Winehouse, Katie Melua, Leona Lewis ve Kate Nash gibi ünlülerin de bulunduğu ünlü sanat okulu BRIT School’u bitirdi. Okulu bitirdikten sonra internet ortamından 2 şarkıyı dinleyenlerin beğenisine sundu ve ardından İngiltere’de küçük klüplerde sahne almaya başladı. Birlikte küçük çaplı turnelere çıktığı isimler arasında Jamie T, Raul Midon, Devendra Banhart, Amos Lee ve Keren Ann de bulunuyordu.
Sanatçının ilk kaydı “Hometown Glory”, 22 Ekim 2007’de yayımlandı. 2004’te açtığı Myspace sayfası sayesinde zaten belli bir hayran kitlesi edinmiş ve plak şirketlerinin ilgisini çekmişti. XL Recordings’in teklifini kabul eden Adele, ilk albümü “19”i piyasaya sürdüğünde böylesine büyük bir ilgiyle karşılaşacağını tahmin ediyor muydu bilinmez; fakat daha albümü çıkmadan Brit Awards Töreni’nde ödül almasının Adele’in kendisinin bile beklemediği kadar büyük bir başarı olduğu kesin.
“Yeni Amy Winehouse” olarak nitelendirilen Adele, albümünün çıkışından sonraki ilk single’ı “Chasing Pavements” parçasına seçti. Ardından gelen “Cold Shoulder”, ilk olarak 8 Şubat 2008’de “Friday Night with Jools Holland” programında dinleyicilere sunuldu ve Mart ayının sonlarına doğru müzik marketlerin raflarındaki yerini aldı

 

Aslı Güngör Biyografisi

25 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Aslı 1977 yılının 26 ekiminde İstanbulda doğdu. 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümünde öğrenci iken müziğe daha da yakınlaştı. DMC’nin projesi olan ENBE Orkestrasına Kalk kalbe karşı şarkısını ve İsmir Bilir Ya adlı 2 şarkıyı ve vermiştir. Ve verdiği şarkılardan biri olan Kalp Kalbe Karşı ile parçada ferhatt göçerle düet yaparak bir anda üne kavuştu.

 

Müzik organizasyonlarında yer almaya devam eden ve üniversite yıllarında kurduğu müzik grubunun da dağılmasıyla birlikte solo kariyer yapmak için yola çıkmıştır. Daha sonra ise ünlü sanatçı Teoman ile 2 sene çalışmıştır.

 

Aslı halen çıkmış olan 3 albümü ile birlikte ara ara ses getirmeye devam etmektedir.

 

Burcu Güneş Biyografisi

23 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

12 Ağustos’ta İzmir’de doğdu. Ailenin tek çocuğu olarak müzikle iç içe büyüdü. Şirinyer’de geçen çocukluk yılları ailesindeki ayrılıklar ve mücadelelerle geçti. Babasının müzikle dolu dünyasında küçükbir çocukken bile her an evde ve babasının çalıştığı yerlerde olan müzik provalarında pek çok şeye iştirak ederek, ilk bestesini 12 yaşında yaptığında gelecekte müziği seçeceğini göstermeye başlamıştı bile.

Sürpriz sayılmayacak ilk sahne deneyimine babasının işleri nedeniyle, İzmir’den Antalya’ya taşındıklarında 13 yaşında babasına vokal yaparak başladı. Aslında böylece profesyonel sahne çalışmalarına ilk adımını atmış oldu.

Bir süre sonra babası ile kurdukları Dio, Trio ve orkestralarla, büyük otellerde ve tatil köylerinde jazz ve pop müzik şarkıları söyledi. Burcu daha o yıllarda kendi dinleyici ve hayran kitlesini oluşturmaya başlamıştı. Çevresindekiler ve bu süre içerisinde onu duyan, dinleyemeye gelen insanlar küçük bir çocuktaki bu güçlü ses ve şarkı söyleme yeteneği karşısında büyük hayranlık ve şaşkınlıklarını gizleyemiyorlardı. Çoğu onu jazz söylerken bir İngiliz veya Amerikalı zannederek yanına yaklaşıp konuşmaya başlıyorlardı. “Zenci gırtlaklı beyaz kız” lakabı o günlerden kalan bir tanımlamaydı.

Annesi ve babası Burcu henüz 7 yaşındayken boşanmışlardı. Yıllarca annesine duyduğu özlemin birikimi sonucu 18 yaşına geldiğinde İzmir’e giderek onunla yaşamaya başladı. Aynı yıllarda İzmir 9 Eylül Devlet Konservatuar Müdürü Prof. Müfit Bayraşa’dan şan, artikülasyon ve solfej dersleri alarak kendini geliştirmeye devam etti. İzmir’in tanınmış Jazz klüplerinde ve bazı büyük otellerinde, yaz ayları Bodrum’da şarkı söylerken bir yandan Müfit Bayraşa ile çeşitli festivallere ve müzik yarışmalarına katıldı ve birçok ödül aldı. Aynı dönemde kendi söz ve bestelerini o yıl İzmir’e gelen dünyaca ünlü klasik piyanistimiz Burçin Büke’ye dinletti. Birlikte stüdyoya girerek her ikisine ait şarkılar oluşturup kayıtlarını hazırladılar.

Bu kayıtlar İstanbul’a Raks Universal plak şirketine gönderildi. Bir hafta sonra bu şirketten Galip Kayıhan ve Koral Sarıtaş’tan gelen teklifle acil olarak İstanbul’a ilk albümünü hazırlaması için çağırıldı.

1998 yılında Türkiye’nin en önemli müzik adamlarından Garo Mafyan, Nino Varon, Tanju Arıkan ve ekibiyle ilk albümü “Aşk Yarası”nı piyasaya süren Burcu, bu albümde ayrıca Gloria Gayner’ın söylediği “First be a Woman”
isimli şarkıyı Zeynep Talu’nun yazdığı Türkçe sözlerle yorumladı. Albümden 2 şarkı “Alimallah ve Yaşadık Bitmedi” Fransa’da “compilation” bir albümde yer aldı ve oldukça ses getirdi. 1998 yılının en iyi çıkış yapan bayan pop şarkıcısı oldu. Ülkemizin tanınmış sanatçıları, köşe yazarları ve büyükleri tarafından desteklenen, basına lansman kapağındaki “Güneş’in Kızı” Burcu artık Türkiye’deki üç önemli sesten biri sayılıyordu.

1999 yılında Amerika’da yaşayan müzisyen Melik Yirmibir ile ikinci albümün hazırlıklarına başladı. Bu albümünde daha farklı yönlerini ortaya koymak isteyen Burcu, dünyaca ünlü müzik adamı, besteci ve prodüktör Ara Dinkjian ile bu albümünde ortak bir çalışmaya girdi ve 5 adet Ara Dinkjian şarkısını yorumladı. Bu etnik müzik tarzıyla birleşmiş pop kültüründeki çalışma, Amerika’da dünyaca tanınan müzisyenlerin katkılarıyla tamamlandı. Davulda Horacio ‘El Negro’Hernandez, klavyede Jim Beard, perküsyonda
Arto Tunçboyacıyan bunlardan bazılarıdır. Kendi söz ve besteleriyle albümde üretici yanını daha da pekiştiriyordu. Erol Köse ile anlaşmaya varan ve şirketini, sözleşmesini yenileyen sanatçı albümü biraz da yeni ekibiyle tazeledi. Zenci gırtlağı ile tanınan Burcu Güneş bu çalışmasında pop tarzının dışına çıkan bir eser olan “Çile Bülbülüm” isimli Türk Sanat Müziği şarkısını başarılı bir şekilde icra etti ve Türkiye’de bu şarkının yıllar sonra yeniden çok popüler olmasına neden oldu.

2001 yılına kadar ikinci albümün hazırlıkları sürdü. Birçok müzisyenle işbirliği yapıldı.. Son yılların başarılı ismi Tufan Taş, aranjörlüğe ilk kez bu albümde başladı ve ilerleyen yıllardaki müzikal ortaklıklarının prodüktörlüğe varan yolu açıldı. İkinci solo çalışması “Tılsım” albümünde Erhan Güleryüz’ün “Biz Aşkı Meleklerden Çaldık” şarkısını yorumlayarak dinleyiciyi büyüledi. Albümün çıkış tarihinden sonra Burcu çok yoğun konserler vererek tüm Türkiye’yi ve birçok Avrupa ülkesini dolaştı. Bu albüm 2001 yılında 700.000′e yakın satarak o yılın en çok satan pop albümlerinden oldu. TAÇSAV’dan “Türk gençlerine örnek yaşam tarzı nedeni ile 2001 Yılı “İdeal Türk Genç Kızı” seçildi. (Genel Başkanı Doç.Dr.Hasan Acar). Kısacası ikinci albümü olan “Tılsım” aynı zamanda Burcu’nun her anlamdaki farklılığını inşa etmesini sağlayan yapı taşlarından oldu.

2002 yılında üçüncü albüm hazırlıklarına başlayan Burcu bu albümde ağırlıklı olarak (Ay Şahit, Sınıfta Kal,Uyan, Çarpar, Coğrafya, Alışmak, Uzağına Düştüm) kendi yazdığı şarkılarını kullanması, bestecilik ve söz yazarlığı alanındaki başarısını da tam anlamıyla gözler önüne serdi. “Executive producer” olarak Erol Köse ile çalışmaya devam etti.

Tufan Taş’la müzik direktörlüğünü ortak yaptıkları 2 yıl süren albüm çalismasindan sonra sanatçı 2004 yılında “Ay Şahit” isimli üçüncü albümünü piyasaya çıkardı. Albüm daha çıktığı ilk hafta Türkiye’de gündeme oturdu. Mert Ekren’in “Sahilden” şarkısında Ceza ile featuring yaparak Türkiye’de Rap müziğinde başka bir dönemin açılmasına sebep oldu. Gençlerin bu tarzı daha çok sevmesine yol açtı. Her şarkısı halk konserlerinde dinleyicileri tarafından hep bir ağızdan söylendi. Ardından şirketi ile anlaşmazlıklar yaşamaya başlayan ve T.M.S.F ihalesine kadar süren bir mücadele dönemi geçiren sanatçı, sözleşmesini ve sanatsal faaliyetlerinin haklarını kendisi satın alarak bir ilke ve özgürlük zaferine imza attı.

2006 sonuna kadar sessizliği süren sanatçı, 1,5 yıl üzerinde çalıştığı ve prodüktörlüğünü kendisinin üstlendiği “Ben Ateş Ben Su” ismini verdiği albümünü, Bülent Seyhan yapımcılığında çıkardı. Müzik direktörlüğünü Tufan Taş ve Mert Ekren birlikte yürüttü. Bu albümde aşk, özgürlük, yenilenme, sevgi, farkındalık, kendini sorgulama temalarını işledi.

Kendini yenilemek, geliştirmek için önce insanın iç dünyasından başlaması gerektiğini düşünen sanatçı, her anlamda yansımalarını gördüğü spritüel, metafizik alanlarında çalışmalara katıldı. Son birkaç yüzyıldır modernleşmenin ve maddeci bakışın, insanları gönül zenginliğinden ve ruha ait dinginlikten uzaklaştırma çabasına karşı, Mevlana felsefesi olan Mesnevi’ye ilgi duydu. Orta çağın ünlü düşünürlerinden Halil Cibran, bununla birlikte Osho ve Budizm felsefeleri de ilgi alanlarındandır.

Bugüne kadar Türkiye ve Avrupa genelinde 400′ü aşkın konser gerçekleştirirken her konserinde 20.000 ile 80.0000 bini bulan seyirci ile çok ciddi bir hayran kitlesine ulaşmayı başarmış ender sarkıcılardan biri olmuştur. Albümlerinin toplam tirajı 1.500.000.000 milyon adet civarında satarak Türkiye ve yurtdışında birçok Avrupa ülkesinde satışa sunulmuştur.

Kazım Koyuncu Biyografisi

16 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Artvin’in Hopa ilçesinde, 7 Kasım 1971 tarihinde doğdu. Resmi doğum tarihi 10 Mayıs 1972′dir. Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başladı. Çocukluğu, “üstadım” dediği, “Kemençeci Yaşar” lakabı ile tanınan Yaşar Turna’nın yanında türkü dinleyerek geçti. İstanbul’a üniversite eğitimi için geldikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşmaya başladı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazandı, bilahare ayrıldı. 20 yaşında iken, 1992′de Ali Elver’le “Dinmeyen” adlı özgün müzik grubunu kurdu ve profesyonel müzik yapmaya başladı.

1993’te Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe ( Denizin Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurdu. 1995′te Va Mişkunan (Bilmiyoruz), 1998′de de İgzas (Gidiyor) adlı albümleri yapan grup, sınırlı sayıda (yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü (Bruxel Live) çıkardıktan sonra 1999 yılında dağıldı.

Kazım Koyuncu, tek başına müziğe devam etti ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer aldı. 2001’de Viya adlı ilk solo albümünü çıkardı. Daha sonra Kanal D televizyonunda yayınlanan ve çok sevilen Gülbeyaz adlı dizinin hem müziklerini yaptı, hem de dizinin bazı bölümlerinde oyuncu olarak görev aldı ve bundan sonra yurt çapında tanınmaya başlandı. Daha sonra da Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyon dizisinin müziklerini hazırladı.
Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin de öncülüğünü yaptı. Nisan 2004′te çıkardığı ikinci solo albümü Hayde ile yoluna devam etti.

2004′ün sonlarında akciğer kanseri (Bir çeşit testis kanseri olan tümör akciğerinde bulunduğundan akciğer kanseri etkisi yaratmıştır) teşhisi konuldu ve tedavi görmeye başladı. 25 Haziran 2005′de, 34 yaşında, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

ESERLERİ
16 şarkının 4 tanesi konser kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, Yalnızlığı Anla, Hoşçakal, Yine Burada) demo kayıt, geri kalanı ise farklı albümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü Peşime), Grup Patika/Aşk Beni Büyütmedi (Ayrılık Şarkısı), Seyduna (Hayat), Tuncay Akdoğan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (Askıda Yaşamak), dizi müziği (Le le le) yer alan Dünyada Bir Yerdeyim albümü ! Halkevleri tarafından Ocak 2007 çıkartıldı.

HAKKINDA YAZILANLAR

Tulum ve gözyaşlarıyla
Muhammet Kaçar, Hürriyet 28.06.2005

İstanbul’da kanser tedavisi gördüğü Amerikan Hastanesi’nde yaşamını yitiren etnik rock’ın ve Karadeniz müziğinin önemli temsilcilerinden Kazım Koyuncu son yolculuğuna uğurlandı.

İstanbul’da kanser tedavisi gördüğü Amerikan Hastanesi’nde yaşamını yitiren etnik rock’ın ve Karadeniz müziğinin önemli temsilcilerinden Kazım Koyuncu, memleketi Artvin’in Hopa İlçesi’nde, binlerce kişinin katılımıyla, gözyaşları ve çok sevdiği ‘tulum’ çalınarak son yolculuğuna uğurlandı. Sanatçı arkadaşları Volkan Konak, Gökhan Birben, radyo programcısı Nihat Sırdar, Almanya’dan Selma Kociva ve Grup Yorum elemanları da gözyaşlarını tutamadı. Törene Trabzon Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu, Trabzonspor Başkanı Atay Aktuğ ve Hopa Belediye Başkanı Yılmaz Topaloğlu da katıldı. Koyuncu’nun cenazesi, önce ilçe merkezinde Sugörün Mahallesi’ndeki evine götürüldü. Koyuncu daha sonra, sevenlerinin omuzunda, 1 saat süren yolu yürüyen yaklaşık 1000 kişilik grup tarafından tören alanına getirildi. Yoldan insanların da katılımı ile çoğalan grubun önünde sanatçı Birol Topaloğlu tulum çalarak yürüdü. Tabutunun başında babası Cavit Koyuncu, nişanlısı Gönül Bozoğlu ve annesi Hüsniye Koyuncu yer aldı. Merkez Camii’nde kılınan namazdan sonra Koyuncu’nun cenazesi Hopa’nın Yeşilköy Köyü’ne götürülerek toprağa verildi. Koyuncu’nun mezarına bir konserde çekilen fotoğrafı konuldu.

Can Bonomo Kimdir

10 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Can Bonomo’nun albümü “Meczup”un dumanı hâlâ üzerinde sayılır, klibi “Şaşkın”ın da. Can Bonomo 23 yaşında. Aşağıda okuyacaksınız, bir kitap kağıdı parçasıyla hayatı değişmiş. Tam albüm çıkaracakken “+18” dizisinin başrolüne de seçilmiş. Grafik tasarımcılığı ve illüstrasyon yapıyor. Albümün kapağındaki Can Bonomo logosunu da kendi tasarlamış. Bonomo çalışmadığı zamanlarda arkadaşlarıyla stüdyoda doğaçlama müzik yaparak zaman geçirdiğini söylüyor.

* Sizi keşfeden biri var mı?
Lise ve üniversite yıllarında amatör müzik gruplarıyla İzmir ve İstanbul’da konser verdim. Albüm çıkarmam gerektiğini söyleyen ilk kişi üniversite arkadaşımdı. Sonra diğerleri de aynı fikirle onu destekledi. Ben de altı şarkılık bir demo hazırladım. Albümümün yapımcısı ve müzik direktörü Can Saban’a gönderdim. Hatta koyacak bir CD kabı bulamadım ve o sıralar Irvine Welsh’in “Porno” kitabını okuduğum için, kitabın bir sayfasını yırttım, CD’yi sardım. Üzerine de şarkı sözlerini yazdım. Albüm ona ulaşınca Can Saban benimle tanışmak istedi. Yollama şeklim dikkatini çekmiş. Tabii şarkılar da. Üç yıldır birlikte çalışıyoruz, şimdi en yakın arkadaşım. Şarkılarımın düzenlemelerinde de onun imzası var. Beni keşfeden de odur.

“Babylon’daki barmenler sahneye çıktığımda neredeyse ağlayacaktı”
* “Meczup” akılda kalması zor bir isim. Neden bu şarkı albüme adını verdi?
10 yıl kadar önce biriyle tanıştım, kolunda meczup yazan bir dövme vardı. “Abi bu ne demek?” diye sorduğumda “Allah yolunda aklını kaybetmiş kimse” cevabını vermişti. Bu konu ilgimi çekti, meczup hikayeleri okumaya başladım. Felsefesinden etkilendim. Sonra onunla ilgili bir şarkı yaptım. Albüme girmeyecekti, direkten döndü, girdi.

* Yaptığınız müziğin tarzını ne olarak adlandırıyorsunuz?
İnsanların yüksek müsaadesiyle İstanbul müziği demek isterim. Çünkü içinde birçok enstrüman barındırıyor. Hard rock bir şarkının içinde onu yumuşatan bir keman da çıkabiliyor. Deneysel rock ve pop-rock arası bir şey de diyebiliriz kısaca.

* Geçen hafta albümün lansman konserini Babylon’da verdiniz. Sahnede “Bu sahneye çıkmanın hayalini yedi yıldır kuruyorum” dediniz.
Ben hafta içi, hafta sonu çok gelirim Babylon’a. Tüm ekibi de tanırım. Benim sahneye çıkmak istediğimi biliyorlardı. O yüzden konserde barmenler beni görünce neredeyse ağlayacaklardı. Hayalimi gerçekleştirmiştim çünkü. İşin komik kısmı, yaştan ötürü ben, içeride bir içki firmasının sponsor olduğu konser varsa, Babylon’a giremiyorum. 23 yaşındayım, 24’üme basana kadar bekleyeceğim. Neyse ki üç ay kaldı. Bu uygulama gidici bence. Sigara yasağı da giderek yumuşadı. 24 yaşında insanlar evleniyor, çoluk çocuk sahibi oluyor. Ne demek bara girememek!

“Bana kızlar ‘bonbon’, erkekler ‘bono’ der”
* Albümün kartonetinde “Sana ithaf ettiğim her saz, her çalışında gücüne güç katsın. Kaç şarkı öder borcumu bilmem ama, yazdığım her sözde biraz sen varsın” dediğiniz kim? Kız arkadaşınız mı?
Hayır, annem. Annem kanser hastası bir süredir. Benim albüm hazırlıklarım ve çıkışı süresince zor günler yaşadık. Bizi çok üzdü ve uğraştırdı hastalık. Şarkıları yazarken de bir yandan da onun sıkıntısı sürekli vardı içimde. Şarkılara da etkisi yansımıştır mutlaka. Annem albümün çıkışından ötürü çok mutlu oldu. Kartonette anlattığım da annemdi.

* Bonomo soyadının anlamı nedir?
Sahne ismim olduğu düşünülse de Bonomo gerçek soyadım. Latince iyi adam demek. Bana arkadaşlarım Can demez, kızlar genelde bonibon ya da bonbon der. Erkekler de bo, bono, boni, boniko falan…

“Tenis yerine gitarı seçtim”

“Dedem vurmalı çalardı. Herhalde müziğe ısınmam onunla başladı. Küçük yaşta deodorant şişesiyle aynanın karşısına geçip şarkı söylerdim. İlk gitarımı annem aldı, 9 yaşında çalmaya başladım. Bir yandan da tenise gidiyordum, şampiyon oyuncuydum ama ben gitarı seçtim. Tenisi bıraktım. Annem hâlâ ‘Ah tenisi bırakmayacaktın!’ diye söylenir.”

“Seray Sever dizisi için beni Facebook’taki videodan buldu”

* Sahneye çıkma hayaliniz vardı, beyaz ekran nereden çıktı? “+18” dizisinin kadrosuna nasıl dahil oldunuz?
Bilgi Üniversitesi’nde Sinema-Televizyon Bölümü’nde okudum. Tez filmimi hem yazdım hem yönettim hem de oynadım. Komik bir filmdi, yüksek notla olmasa da geçtim. Filmi de Facebook’a yükledim. Video Facebook’ta paylaşılmaya başlandı. Seray Sever gördü ve bana ulaştı. “+18” dizi için cast yaptığını söyledi. Benim rolüme oynayacak birini bulamıyormuş. Ben albüm hazırlığındaydım. “Hayır” diyecektim. Ekiple tanışınca kaynaştık. Oyunculuğa da girdik. Hem de başrolde.

Betül Demir Biyografisi

27 Aralık 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Sanatçı ruhunu en çok taşıyan terazi burcunda, İstanbul’da doğdu ve dolayısıyla ilk şarkısını 1,5 yaşındasöyledi.5 kardeştir.Söz yazarı SUDE BİLGE DEMİR’in ablasıdır.

Lise 2 den itibaren müzik öğretmeninin teşvikiyle şan ve solfej dersleri aldı.Aynı yıl vocal ve jingle’lar söyleyerek profesyonel müzik hayatının da başlangıcını yaptı.Okulu bitirdiğinde sahnedeydi.İstanbul ve Bodrum’da yaptığı başarılı sahne performanslarıyla ciddi bir dinleyici kitlesinin dikkatini çekti.Aynı zamanda MÜJDAT GEZEN SANAT MERKEZİ’ne devam etti.Halen şan dersleri almaktadır.

İki yıldır üzerinde büyük bir titizlikle çalışılan AYRILIĞIN EL KİTABI adlı albümde kardeşi SUDE BİLGE
DEMİR hem prodüktör hem de besteci kimliğiyle yer almıştır.Kendisine ait iki şarkısının olduğualbümde AYSEL GÜREL,M.TAMER GÜRSOY,MURAT GÜNEŞ veGÜVEN BARAN da söz ve besteleriyle katkıda bulunmuşlardır.

LEVENT YÜKSEL,HÜSNÜ ŞENLENDİRİCİ,ERDEM SÖKMEN,CANER
TEPECİK,MUSTAFA CECELİ,ERHAN BAYRAK,EMRE IRMAK,ERSAY ÜNER’le beraberTürkiye’nin en önemli müzisyenleriyle AYRILIĞIN EL KİTABI oluşmuştur ve SEYHAN MÜZİK etiketiyledinleyicilerinin beğenisinesunulmuştur.

Volkan Konak Biyografisi

14 Aralık 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

1967 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinde doğdu. İlk orta ve Lise Eğitimini Maçka ‘da tamamladıktan sonra, İstanbul Teknik Ünüversitesi Türk Müsikisi Devlet Konservatuarına girdi. 1988 yılında Konservatuarı bitirip aynı yıl İstanbul Teknik Ünüversitesinde Sosyal Bilimler Master Eğitimine başladı. Karadeniz Müziğini Evrensel Müzik formlarıyla buluşturarak, özgün bir yapıda yeniden şekillendiren Volkan Konak, İlk albümü Efulim’i 1993 yılında yaptı. Albüm başta Karadeniz halkının ve müzikseverlerin beğenizini ve ilgisini kazandı daha sonra 1994 yılının Ekim ayında Gelirmisin Benimle adlı albümünü hazırladı.ve askerlik görevi nedeniyle bir süre çalışmalarına ara verdi.

Askerlik görevini tamamladıktan sonra hemen üçüncü albümü Volkanik Parçalar’ın çalışmasına başladı. Üç aylık çalışmadan sonrada bu albüm Müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Volkan konak 1998 yılının Nisan ayında kendisi tarafından kurduğu Kuzey Müzik Prodüksiyon isimli firmasından Pedaliza isimli Albümünü Müzikseverlerin beğenisine sundu. 1993 yılından bu yana Albüm çalışmalarında yaklaşık elli adet bestesini sergilemiş ve bu çalışmalar sonunda Gazeteciler Cemiyeti, çeşitli vakıf ve dernekler tarafından yılın sanatçısı seçildi.1997 yılınıda Politika dergisi tarafından yılın en iyi Müzik sanatçısı seçildi. Volkan Konak’ın 1993 yılında ürettiği bir bestesinin tüm dünya hakları Kuzey Müzik Prodüksiyon ile Fransız prodüktör Alain Finet tarafından yapılan sözleşme sonucunda Alain Finet tarafından satın alındı. Bu beste İspanyolca olarak tüm dünyada yayınlanmak üzere single olarak çıkarılacaktır.

2000 yılında Şimal Rüzgarı adlı albümünü DMC’ den çıkararak dinleyicilerine ulaştırdı. 2003 yılı Aralık ayında 3.5 yıl aradan sonra yine DMC etiketiyle yayınlanan Maranda isimli albümü ise büyük beğeni toplayarak 2004 e müzik dünyasının iddiaları yapımlarından biri olarak girdi.

Cerrahpaşa

Ah gurbet zalim gurbet
Ağlatırsın adami
Gözümde yaş kalmadi
Biraksana yakami

Vay seni Cerrahpaşa suyundan içmem
Bi dahaki seneye
Yolcu da gelup geçmem

Yaş akar gözüm sızlar
Ne kalur gerisine
Herkesun bir derdi var
Durur içerisinde

Doktorlara böyle dediler
Ayrılık defterini
Elimize verdiler

Doktorlar da ne bilir
Ciğerun acisini
Cerrahpaşa’ya koydum
Canumun yarisini

Alişan Biyografisi

09 Aralık 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Asıl ismiyle Serkan Burak, 19 Haziran 1976’da Kasımpaşa, İstanbul’da dünyaya geldi. Ailesi aslen Bingöl’ün Kiği ilçesinden olan Alişan, daha çok küçük yaşlardayken müziğe olan ilgisi ve yeteneğiyle dikkatleri çekti. Okuduğu türkülerle okul yıllarında da öğretmenleri arasında ilgi odağı oldu. Aslında pilot olmak isteyen Alişan girdiği üniversite sınavlarında başarılı olamadı. 21 yaşındayken Prestij Müzik’le çalışmaya başlayan Alişan’ın, Sana Birşey Olmasın (1997) adlı kaseti yayımlandı. Alişan bundan önce de liseye başladığında babasının da maddi desteğiyle bir kaset çıkarmıştı. Prestij Müzik’in üç ortağından biri olan Hilmi Topaloğlu, aile dostlarıydı. Kasedin çıkışında diğer ortaklar Mahsun Kırmızıgül ve Burhan Aydemir de katkıda bulundu. Alişan, albümden çıkarttığı ‘Kralı Gelse’ adlı parçayla tanındı. Alişan daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuarı’na girdi.

Alişan, 1998’de Aynalı Tahir adlı diziyle televizyon seyircisinin karşısına çıktı. Senaryosunu Sergin Akyaz’ın yazdığı ve Kayra Şenocak, Erkan Petekkaya, Yeşim Biber, Saruhan Yücel, Emine Ün, Tuğba Özay ve Doğa Bekleriz’in de oynadığı dizide, ‘Tahir’ rolünü canlandıran Alişan, geniş izleyici kitlesine ulaştı ve çok sevildi.

Erol Köse ile çalışmaya başlayan ve 1999’da ‘Var Ya’ adlı ikinci kasedini çıkartan Alişan, dizi oyunculuğuna da devam etti. Aynı yıl ‘Kurt Kapanı’ (Falçata Kemal rolünde) adlı dizide Kenan Kalav ve Pınar Altuğ’la birlikte oynadı. 2001’de ise ‘Aşkına Eşkıya’ adlı dizide başrol oynadı. Berşan rolündeki Alişan’a Arzu Yanardağ, Erkan Petekkaya ve Hande Kazanova eşlik etti.

Alişan 2002’de ise Sait Faik Abasıyanık’ın eserinden uyarlanan ve başrollerinde Sibel Can, Müjdat Gezen ile Bulut Aras’ın da olduğu, ‘Papatya ile Karabiber’ isimli Ümit Efekan filminde rol aldı. Karabiber adlı klarnetçi karayağız bir genci canlandırdığı film, Eylül 2004’te vizyona girdi.

2004’de yönetmenliğini Yaşar Seriner’le birlikte Serdar Akar’ın yaptığı Cennet Mahallesi adlı komedi dizisinde rol almaya başladı. Alişan, Mahallenin gülü güzeller güzeli dansöz Sultan ile yanık sesli kemancı Ferhat’ın aşkını konu alan dizide, Ferhat rolünü canlandırırken, Sultan rolünde ise Çağla Şikel vardı. Başladığından itibaren çok sevilen dizide Melek Baykal, Müjdat Gezen, Zeki Alasya, Zihni Göktay ve Özkan Uğur gibi sanatçılar da yer aldı.

Nisan 2007’de ‘Kimselere Güvenmiyorum’ adlı 3. albümünü çıkartan Alişan, albümüyle de büyük beğeni topladı. Sanatçı birkaç ay önce yaptığı bir açıklamada “Aman kimse oyunculuğun şarkıcılığı bana unutturduğunu zannetmesin. Nisan ayında yeni albümümü çıkartacağım. Hayatımın en güzel albümü olacağını şimdiden söyleyebilirim” diye konuşmuştu.

Alişan, yaklaşık beş yıldır devam eden birlikteliklerinin sonucunda 7 Ocak 2007 ‘de ünlü oyuncu ve şovmen Mehmet Ali Erbil’in kızı Sezin Erbil ile nişanlandı. Erbil’in evinde yapılan törende çiftin yüzüklerini ünlü yapımcı İlker İnanoğlu taktı. Erbil ise nişanın ardından “Bizim Türk örf adetlerine gore yapılan bir tören oldu. Kız evi naz evidir. Alişan hem bizim hem de Türk halkının sevdiği bir sanatçı, yaklaşık 5 yıllık birlikteliği resmiyete döktük artık biz bir aileyiz” demişti. Fakat çift, kararlaştırılan evlilik tarihine de rağmen kısa süre sonra ayrılık kararı aldı.

Justin Bieber Biyografisi

25 Kasım 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Justin Drew Bieber, 1 Mart 1994 Kanada doğumlu şarkıcı. Şuanda da Atlanta’da yaşıyor. Kariyerine Youtube ile başladı, buraya Chris Brown’ın With You parçasını coverlayıp siteye yükleyerek ilgi çekmiştir ve Scooter Braun tarafından keşfedilmiştir. Justin Bieber’ın ilk Single’ı One Time oldukça iyi bir çıkış yakalamış ve One Less Lonely Girl single ile birlikte Kanada Hot 100 de 15 e, Bilboard Hot 100 de ise ilk 20 ye girme başarısı elde etmiştir.

Bieber’ın ilk albümü “My World” 17 Kasım 2009 da çıkmıştır. Ayrıca 3. Single olarak Favorite Girl ya da Love Me şarkısını yayımlamayı planlamaktadır.

 

Kenan Doğulu Biyografisi

21 Kasım 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Beş yaşında iken konservatuarın piyano bölümüne birincilikle girdi. Altı sene piyano bölümü sonrası gitar bölümüne geçti. Bu esnada tiyatro eğitimi, çocuk korosunda solistlik, ritmli sazlar öğrenimini de sürdürdü. Daha sonra ortaokulu başarı ile bitirip, konservatuara flüt bölümü ile devam etti ve başarılı bir sonuçla mezun oldu.

Müzik kariyerini ilerletmek, show dünyasının kalbinin attığı Amerika’dan, yenilikleri ülkemize taşıyabilmek amacı ile Los Angeles’ta bulunan “Musician Institude”de başladığı yüksek öğrenimine Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nde devam etmektedir.

Türkiye’de çok meşhur, çok sevilen ve beğeniyle izlenen bir sanatçı olduğu halde Kenan Doğulu, müzik kariyerinin hala başında olduğunu varsayarak, çok daha büyük projeler düşünmekte ve her yeni gün hedeflerini daha da büyütmektedir.

Sanatçı, müzik piyasasında ülkesinde olduğu kadar, yurtdışında da önemli projelere imza atmayı ve ününü buralara taşımayı planlamaktadır.

Sanatçının ilk albümü “Yaparım Bilirsin” Ağustos 1993′te piyasaya çıktı. O yıl verdiği 93 konserle Türkiye çapında ciddi bir rakama ulaşan Kenan Doğulu’nun, ikinci albümü “Sımsıkı Sıkı Sıkı” Aralık 1994′de piyasaya sürüldü ve bir yıl içinde 175 performansla ulaşılması güç bir başarı kazandı.

1996 Ağustos ayında müzik marketlerde yerini alan “Kenan Doğulu 3″ isimli albümü yoğun bir ilgiyle sevenlerinin beğenisini kazanmıştır. Bu albümdeki “Hiç Bana Sordun mu?”, “Günah Değil mi Bana?” ve Cumhuriyetimizin simge parçalarından “10.Yıl Marşı”nın yeni düzenlemelerinin yer aldığı “Kenan Doğulu 3.5″ isimli Maksi Single aynı yıl Eylül ayı ortalarında müzik piyasasına sunulmuştur.

Bilindiği gibi önceki kimliği ile 10. Yıl Marşımız, 29 Ekim 1997 tarihinde Sanatçı Kenan Doğulu tarafından yeniden düzenlenerek, günümüz Türkiye’sine ve Türk Milleti’ne sunulmuştur.

Cumhuriyet Marşımızın gündeme gelmesi, medyatikleşmesi, çocuklara ve gençlere hitap etmesinde sanatçının çok büyük bir katkısı olmuştur.

1998 yılında Cumhuriyetimizin 75. yıl kutlamaları çerçevesinde, Bursa’dan başlayıp, Antalya, ıstanbul, Ankara, İskenderun, Samsun, Selçuk’a kadar devam edip, İzmir’de noktalanan bir “Cumhuriyet Turnesi”ni de başarı ile tamamlamıştır.

Dinar’da çekilmiş olan “İsyan bu” adlı parçanın klibi, sadece burada bulunan depremzedelere yardım amacı ile yapılmış ve mağdur olan vatandaşlarımıza maddi destek sağlamıştır.

Ayrıca, sahibi bulunduğu ve 1993 Aralık ayı sonunda faaliyete geçen Doğulu Ses ve Görüntü Hizmetleri Ltd. Şti. Temmuz’98 tarihi itibarı ile tecrübeli ve yepyeni kadrosuyla “Doğulu Productions” adı altında kendi binasında hizmete girmiştir. Doğulu Productions, bugüne kadar Sanatçı Kenan Doğulu’nun albümlerine imza
atmış ve ayrıca bünyesindeki stüdyosunda değişik sanatçıların albüm kayıtlarını gerçekleştirmiştir.

Bunun yanısıra her türlü, yerli ve yabancı konserler, spor organizasyonları, CD Plus prodüksiyonları, digital kayıt ve mastering çalışmaları da devam etmektedir.