Sponsorlu Bağlantılar


Can Bonomo Kimdir

Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Can Bonomo’nun albümü “Meczup”un dumanı hâlâ üzerinde sayılır, klibi “Şaşkın”ın da. Can Bonomo 23 yaşında. Aşağıda okuyacaksınız, bir kitap kağıdı parçasıyla hayatı değişmiş. Tam albüm çıkaracakken “+18” dizisinin başrolüne de seçilmiş. Grafik tasarımcılığı ve illüstrasyon yapıyor. Albümün kapağındaki Can Bonomo logosunu da kendi tasarlamış. Bonomo çalışmadığı zamanlarda arkadaşlarıyla stüdyoda doğaçlama müzik yaparak zaman geçirdiğini söylüyor.

* Sizi keşfeden biri var mı?
Lise ve üniversite yıllarında amatör müzik gruplarıyla İzmir ve İstanbul’da konser verdim. Albüm çıkarmam gerektiğini söyleyen ilk kişi üniversite arkadaşımdı. Sonra diğerleri de aynı fikirle onu destekledi. Ben de altı şarkılık bir demo hazırladım. Albümümün yapımcısı ve müzik direktörü Can Saban’a gönderdim. Hatta koyacak bir CD kabı bulamadım ve o sıralar Irvine Welsh’in “Porno” kitabını okuduğum için, kitabın bir sayfasını yırttım, CD’yi sardım. Üzerine de şarkı sözlerini yazdım. Albüm ona ulaşınca Can Saban benimle tanışmak istedi. Yollama şeklim dikkatini çekmiş. Tabii şarkılar da. Üç yıldır birlikte çalışıyoruz, şimdi en yakın arkadaşım. Şarkılarımın düzenlemelerinde de onun imzası var. Beni keşfeden de odur.

“Babylon’daki barmenler sahneye çıktığımda neredeyse ağlayacaktı”
* “Meczup” akılda kalması zor bir isim. Neden bu şarkı albüme adını verdi?
10 yıl kadar önce biriyle tanıştım, kolunda meczup yazan bir dövme vardı. “Abi bu ne demek?” diye sorduğumda “Allah yolunda aklını kaybetmiş kimse” cevabını vermişti. Bu konu ilgimi çekti, meczup hikayeleri okumaya başladım. Felsefesinden etkilendim. Sonra onunla ilgili bir şarkı yaptım. Albüme girmeyecekti, direkten döndü, girdi.

* Yaptığınız müziğin tarzını ne olarak adlandırıyorsunuz?
İnsanların yüksek müsaadesiyle İstanbul müziği demek isterim. Çünkü içinde birçok enstrüman barındırıyor. Hard rock bir şarkının içinde onu yumuşatan bir keman da çıkabiliyor. Deneysel rock ve pop-rock arası bir şey de diyebiliriz kısaca.

* Geçen hafta albümün lansman konserini Babylon’da verdiniz. Sahnede “Bu sahneye çıkmanın hayalini yedi yıldır kuruyorum” dediniz.
Ben hafta içi, hafta sonu çok gelirim Babylon’a. Tüm ekibi de tanırım. Benim sahneye çıkmak istediğimi biliyorlardı. O yüzden konserde barmenler beni görünce neredeyse ağlayacaklardı. Hayalimi gerçekleştirmiştim çünkü. İşin komik kısmı, yaştan ötürü ben, içeride bir içki firmasının sponsor olduğu konser varsa, Babylon’a giremiyorum. 23 yaşındayım, 24’üme basana kadar bekleyeceğim. Neyse ki üç ay kaldı. Bu uygulama gidici bence. Sigara yasağı da giderek yumuşadı. 24 yaşında insanlar evleniyor, çoluk çocuk sahibi oluyor. Ne demek bara girememek!

“Bana kızlar ‘bonbon’, erkekler ‘bono’ der”
* Albümün kartonetinde “Sana ithaf ettiğim her saz, her çalışında gücüne güç katsın. Kaç şarkı öder borcumu bilmem ama, yazdığım her sözde biraz sen varsın” dediğiniz kim? Kız arkadaşınız mı?
Hayır, annem. Annem kanser hastası bir süredir. Benim albüm hazırlıklarım ve çıkışı süresince zor günler yaşadık. Bizi çok üzdü ve uğraştırdı hastalık. Şarkıları yazarken de bir yandan da onun sıkıntısı sürekli vardı içimde. Şarkılara da etkisi yansımıştır mutlaka. Annem albümün çıkışından ötürü çok mutlu oldu. Kartonette anlattığım da annemdi.

* Bonomo soyadının anlamı nedir?
Sahne ismim olduğu düşünülse de Bonomo gerçek soyadım. Latince iyi adam demek. Bana arkadaşlarım Can demez, kızlar genelde bonibon ya da bonbon der. Erkekler de bo, bono, boni, boniko falan…

“Tenis yerine gitarı seçtim”

“Dedem vurmalı çalardı. Herhalde müziğe ısınmam onunla başladı. Küçük yaşta deodorant şişesiyle aynanın karşısına geçip şarkı söylerdim. İlk gitarımı annem aldı, 9 yaşında çalmaya başladım. Bir yandan da tenise gidiyordum, şampiyon oyuncuydum ama ben gitarı seçtim. Tenisi bıraktım. Annem hâlâ ‘Ah tenisi bırakmayacaktın!’ diye söylenir.”

“Seray Sever dizisi için beni Facebook’taki videodan buldu”

* Sahneye çıkma hayaliniz vardı, beyaz ekran nereden çıktı? “+18” dizisinin kadrosuna nasıl dahil oldunuz?
Bilgi Üniversitesi’nde Sinema-Televizyon Bölümü’nde okudum. Tez filmimi hem yazdım hem yönettim hem de oynadım. Komik bir filmdi, yüksek notla olmasa da geçtim. Filmi de Facebook’a yükledim. Video Facebook’ta paylaşılmaya başlandı. Seray Sever gördü ve bana ulaştı. “+18” dizi için cast yaptığını söyledi. Benim rolüme oynayacak birini bulamıyormuş. Ben albüm hazırlığındaydım. “Hayır” diyecektim. Ekiple tanışınca kaynaştık. Oyunculuğa da girdik. Hem de başrolde.

Sponsorlu Bağlantılar

FaceBookta Paylas

Yorumlar

Yorumlarınızda Resminizin görünmesi için üye olun, gravatar a abone olun!