Sponsorlu Bağlantılar



Gökhan Özen Biyografisi

07 Kasım 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

İlk, orta ve liseyi TED Ankara Koleji ‘ nde okudu.TRT Ankara Türk Sanat Müziği Çocuk Korosunda 7 yıllık bir eğitim aldı. Ankara ‘nın Çankaya Semti ‘nde oturuyordu.
babası Makine Mühendisi , annesi ev hanımı ve bir abisi var. 1996 ‘da liseden mezun oldu ve üniversite sınavında bütün tercihlerini İstanbul ‘dan yaptı. Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat Bölümünü kazandı. Üniversiteyi okurken Radyo Tatlıses ‘te program yapmaya başladı. gitarıyla birlikte istek parçaları söylüyordu. Bu sırada, Akademi İstanbul ‘da gitar dersleri almaya başladı. Daha sonra 1999 yılında Best Fm ‘de programa başladı. Best Fm ‘de de yine gelen istek parçaları söylüyordu. Kısa bir süre sonra, Best Tv ‘de de aynı program formatında bir program yapmaya başladı.
Okulunu 4. sınıfta dondurmak zorunda kaldı. Tamamıyla kendi bestelerinden oluşan albümü Şahin Özer ‘in desteğinde 24 Şubat 2000 tarihinde Kare Müzik ‘ten çıktı. mükemmel bir albüm oldu, albüm tek klipte kaldı.
Bu sırada Best ailesinden ayrılmak zorunda kaldı. Daha sonra ikinci albüm çalışmalarına başladı. Universal Müzik ile anlaştı.Bu sırada birçok sanatçıya beste verdi.

Nil Karaibrahimgil Biyografisi

02 Kasım 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Nil Karaibrahimgil 1976 yılında Ankara’da doğdu. Müzisyenlerle dolu bir ailenin üyesi olması yakaladığı büyük başarının tesadüf olmadığının en büyük ispatıdır.

Babası Suavi Karaİbrahimgil “Müzikomani” adlı parçasıyla geçmiş yıllarda büyük bir başarı yakalamıştı. On yıl ara ile Gurbetçi ve Biz Sizi Ararız adlı albümlerin altına imza atan Suavi Karaibrahimgil, 1992 yılında son stüdyo çalışması sırasında minik kızı Nil’i en fazla etkileyen isimlerden biridir. O zamanlar 16 yaşında olan Nil büyük bir popstar olmayı kafasına koymuştu. Nil’in eçok etkilendiği ikinci isim ise amcası Selami Karaibrahimgil’dir

22 yaşındayken okuldan arta kalan zamanlarında Reklamevi adlı reklam ajansında metin yazarı olarak çalışmaya başladı. 2000 yılında Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduktan sonra reklam sektöründe çalışmaya devam etti.

Altına imza attığı bazı reklamlarla sektörün oskar ödülleri olarak kabul edilen Kristal Elma ödüllerine layık görüldü. Ayrıca iki robot arasındaki aşkı anlatan Algida’nın “Aşkımla Erir misin?”adlı reklam müziğini seslendirerek dikkat çekti. Televizyonlarda sık sık gösterilen Bellona, Trendy&Friendly reklamının müziği de Nil’e ait

Nil Karaibrahimgil için asıl dönüm noktası Hazırkart reklamlarından sonra başladı. 2002’de Tarkan’ın başarısında büyük imzası olan Ozan Çolakoğlu ile biraraya gelen Nil Karaibrahimgil Sony Müzik ile bir anlaşma imzalayarak ilk albümü için kolları sıvadı. Ve 2002 yılında “Nil Dünyası” albümünü çıkardı. 2004 yılında “Nil Fm” ve 2006 yılında “Pırlanta – Tek Taşımı Kendim Aldım” Albümünü çıkardı

Atiye Deniz Biyografisi

26 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

2012 eurovisiona gitmesi tartışılan Atiyenin biyografisini hepdinle.com farkıyla beğeninize sunuyoruz
Atiye Deniz, 22 Kasım 1988 tarihinde, Hollanda’lı bir anne ve Türk bir babanın çocuğu olarak, Bremen, Almanya’da dünyaya geldi. Almanya ve Türkiye’de ilkokul eğitimini tamamlamasının ardından A.B.D., Hollanda ve Fransa’ya ortaokulu bitiren Atiye, daha sonra Almanya’ya geri dönerek Bremen’de lise eğitimini tamamladı.

6 yaşında piyano eğitimi almaya başlayan ve 10 yaşından itibaren ise Bulgar hocasının katkıları ile bu eğitimini ileri bir seviyeye taşıyan Atiye, liseyi bitirmesinin ardından kariyerini müzik alanında değerlendirmeye karar verdi ve de ilk albümü olan Gözyaşlarım’ı Akel Productions etiketi ile piyasaya sürdü. İngilizce ve Türkçe şarkılardan oluşan bu albüm kısa sürede büyük ilgi gördü; özellikle çıkış parçası Don’t Think, internet üzerinden yayılarak büyük bir popülerlik kazandı. Gözyaşarım, genç şarkıcıya Kral T.V. Video Müzik Ödülleri’nde En İyi Çıkış Yapan Kadın Sanatçı ödülünü kazandırdı.

2009 yılında Sony BMG şirketi ile anlaşarak Akel Productions’dan ayrılan Atiye, aynı yıl Sony etiketi ile ikinci albümü olan Atiye’yi piyasaya çıkarttı. Albümün çıkış şarkısı olan Muamma’ya Murad Küçük yönetmenliğinde klip çeken şarkıcı, Muamma ile MTV Türkiye listelerinde bir numaraya kadar yükselmeyi başardı. Albümde Teoman ile beraber Kal adlı bir düeti de bulunan Atiye, ayrıca Türk Pop Müziği’nin en başarılı sanatçılarından birisi olan Nazan Öncel’in bestelediği Aşkına Da Sana Da adlı şarkıya da albümünde yer verdi.

Demet Akalın Biyografisi

25 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Gölcük’de doğan Demet Akalın ilköğretim ve lise öğrenimini Gölcük’te büyük başarıyla bitirdi. Ve Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesinden lise diplomasını büyük mutlulukla aldı.

İlkokul yıllarında gazeteci ya da öğretmen olma hayalleri kurardı. O zamanki Üniversite sınavı şartları günümüze göre daha zor olduğu için hayalleri suya düştü.

Ne yapacağım ne yapacağım diye düşünürken annesinin elinden tutmasıyla soluğu Yaşar Alptekin’in Mankenlik kursunda aldı ve arkası geldi…

1990 senesinde Mayo Güzeli seçildi. Ardından Neşe Erberk’te mankenlik yapmaya başladı. Hani o zamanlarda mankenlik ciddi ve iyi bir meslekti. Büyük performansla mesleğini sürdürürken bir gün sesinin güzelliğinin farkına vardı ve mankenlikte zirvedeyken “hadi bir de şarkı söyliyim” dedi ve en iyi gazinolarda dev isimlerin kadrosunda başladı yeni mesleğini icra etmeye..

Başardığını düşündüğü bir zamanda “hadi bir albümün olsun” dedi ve “SEBEBİM” adlı albümünü piyasaya çıkardı, işler yolunda gitti yani başarıya bir başarı daha eklendi ve artık mankenliği bırakıp tamamen şarkı söylemeyi seçti.

Daha sonra da “SENİN ANAN GÜZEL Mİ?” dedi ve ilk single çalışmasını çıkardı. O ekstra senin bu exstra benim derken artık sahnelerin bir parçası oldu.

Sonrası mı? “UNUTTUM” dedi ve 3. albüm çalışmasını müzik severlerin beğenisine sundu. Ehhh iyi de tepkiler aldı ve kendini bir kez daha kanıtlamış oldu. Bu kız da okuyo ya dedirtti…..

Uzun ve sıkı bir çalışma sonunda, nihayet beklediğimize değen radyolarda ve clublerde en çok istek alan albümü “BANANE” ile Türkiye’de hala konuşulmaya devam ediyor..

Mustafa Sandal Biyografisi

20 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Pop müziğinin başarılı isimlerinden Mustafa Sandalın bioygrafisi ile karşınızdayız.Sanatçının yaşamı hakkında bilgileri hepdinle.com farkıyla beğeninize sunuyoruz.
Mustafa Sandal, 11 Ocak 1970′de İstanbul Kanatlarımın Altında, Beşiktaş’ta dünyaya geldi. Özel Dost Koleji’ndeki ilköğreniminin ardından İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarında bulunan “College Du Leman ” da orta ve lise tahsilini tamamladı. Ardından, üniversite tahsiline Boston New Hampshire College’da başladı. İçindeki müzik tutkusunu daha fazla bastıramayıp 2.5 senelik üniversite tahsilini yarıda bırakarak Türkiye’ye döndü.Yurt dışında çeşitli ülkelerde geçirdiği uzun yıllar, tüm yaşamıyla beraber müziğine de yansıdı. Aldığı tüm bu eğitimle birlikte çocukluk yıllarından beri içinde duyduğu müzik tutkusunun ışığında, profosyonel müzik yaşamına İstanbul Gelişim Stüdyosu’nda; Onno Tunç, Selçuk Başar, Uğur Başar ve Garo Mafyan gibi ülkemizin en ileri gelen müzik adamlarının yanında başladı (1989). Öyle ki, Cenevre’deki orta okul ve lise yıllarında okul DJ’liği ile başlayan bu müzik aşkı İstanbul Gelişim Stüdyosu’na adım atması ile doruğa ulaştı.

Kendi müzik ruhunu öğrendikleriyle birleştirerek belki de asıl müzikal kimliği olan bestecilik ve söz yazarlık yönünü ortaya çıkardı. “Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Zerrin Özer, Muazzez Abacı, Ayşegül Aldinç, Yonca Evcimik, Ozan Orhon, Burak Kut, Deniz Arcak, Emel Müftüoğlu,Reyhan Karaca, İzel, Sibel Alaş, Asya,Hakan Peker ve Ferda Anıl Yarkın” gibi sanatçılara verdiği besteler, kendisini gerçek anlamda peşinden koşulan bir besteci ve söz yazarı konumuna getirdi…

Kendi albümünü çıkarmak için daha fazla tecrübe kazanmayı tercih etti. Bu süre zarfında da müziği her yönüyle incelemeyi ve müzik teknolojisini de yakından takip etmeyi ihmal etmedi. Aradan gecen uzun çalışmalardan sonra kendi bestelerini yorumlamaya karar verdi.1994 yılında ilk albümü “Suç Bende”yi çıkardı. Bu albümün satış tirajı, yıllardan beri yapmış olduğu çalışmalarının bir ürünü olurken, kendisini Türk Pop Müziği’nin tartışmasız yıldızlarından birisi yaptı. “Suç Bende” isimli albüm piyasaya verildikten 3 ay sonra başlayan Türkiye Turnesi’nde bir seneden çok daha kısa bir süre içerisinde yurt içinde 140, yurt dışında ise 30 konser vererek kırılması güç bir rekora imza attı.İlk albümünün başarısından sonra, bestecilik ve söz yazarlığı ile yetinmeyerek aranjörlük yönünü geliştirmeye karar verdi. Keza, evine bir Home-Studio kurarak çalışmalarını daha hızlı ve çok yönlü olarak yapmaya başladı.

1995 yılında ilk kez bir albümün müzik direktörlüğünü ve aranjörlüğünü üstlenerek Sibel Alaş’ın “Adam” isimli prodüksiyonuna imza attı.

1996 ‘da “Gölgede Aynı” adlı ikinci albümünü hazırladı.. Bu albümün ilk albümden farkı, tam anlamıyla bir Mustafa Sandal prodüksiyonu olmasıydı. Ayrıca, verdiği yüzlerce yurt içi ve yurt dışı konserle birlikte, 2 Milyon kaset ve 600 Bin adetlik CD tirajı, eşine az rastlanır bir fanatizmi de beraberinde getirdi. Bir zamanlar hayal edilmesi bile güç olan stadyum konserlerindeki başarısıyla yetinmeyerek müziğin görsel yani diyebileceğimiz video kliplerde de daha önce denenmemiş temalar kullanıldı. “Bir Anda” adlı şarkısına aksiyon tarzında çektiği klip, ilk günden itibaren büyük dikkat çekti.

1997 yılında, Londra’ya yerleşip üniversite eğitimine kaldığı yerden “American College Of London”’da devam ederken yine Londra’da İzel’in Emanet adlı albümün müzik direktörlüğünü üstlendi.

1998 Eylül’ünde çıkardığı üçüncü albümü “Detay” ile beklentileri yine boşa çıkarmadı. Yurt içinde onlarca şehirde, yurt dışında da Amerika,Avustralya, Almanya, Avusturya, Danimarka, Hollanda, İngiltere, İsveç, Fransa Türkmenistan, Azerbaycan gibi pek çok ülkede toplam 120 konser veren sanatçı, bu albümde de her zamanki satış tirajlarını yakaladı.kışında Paris/Fransa’da Sony Music’le yaptığı anlaşma ile dünyaya açılan Sandal, yurt dışında yayınlanmak üzere “Araba” adlı şarkısına yeni aranjmanıyla Marakes/Fas’ta klip çekti.Yurt dışında da çok ses getiren ve de sevilen bu single çalışması ile daha önce albümlerinde yorumladığı şarkılardan 12 tanesinin bulunduğu albüm sayesinde, Fransa, Almanya, Belçika, İsviçre gibi Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde, bir çok TV programına katılıp röportaj verdi. Ayrıca, “Araba” şarkısına gelen okuma istekleri doğrultusunda, Rusça, Arapça ve Yunanca dillerine çevrildi .

2000 Haziran’ında “Akışına Bırak” adlı dördüncü albümünü dinleyenlerine sundu. Bu albümde önceki albümlerinden farklı olarak müzik direktörlüğü kimliğini İskender Paydaş’la paylaşarak, daha çok besteci ve yorumcu kimliğini ortaya çıkarttı. Düzenlemelerinde Volga Tamöz’ün de imzasının bulunduğu şarkılar, kaliteli alt yapısı ve ses efektleriyle oldukça dikkat çekti.

2000-2001 konser programlarının arasında, çocukluğundan beri hayranı olduğu Eros Ramazotti ile birlikte İstanbul Ali Sami Yen Stadı’nda 25 Bin kişi önünde yaptığı düetle çok saygı duyduğu bu müzik adamıyla aynı sahneyi paylaşarak, bugün gelmiş olduğu noktaya hakkı ile geldiğini ispat etti.

2002 yılının ilk aylarında, görenlere parmak ısırtan yeni stüdyosunu kurdu ve 5. albümünün kayıtlarını burada gerçekleştirdi. Ayrıca, kendi prodüksiyon şirketi olan YADA PRODUCTIONS bünyesinde kurduğu ve alt yapı çalışmaları 2 yıllık bir süreyi alan Fan Club’ını, isim ve format değişikliğiyle yenilediği web sitesi üzerinden faaliyete geçirdi.

2002 Haziran’ında çıkardığı “KOP” adlı albümü ile müzik piyasasına yeniden hızlı bir giriş yaptı…

2003 yılında sevenlerine bir sürpriz yaparak “Maxi Sandal 2003″ isimli bir maxi single çıkardı.

Sanatçı yine 2003 yılında, Almanya-Universal Music etiketiyle “Aya Benzer 2003 (Moonlight)” isimli bir single ile “Seven” isimli bir albüm ile Avrupa’lı müzikseverlerle buluştu.

2004 yılında Türkiye’de “İste” isimli maxi-single’ı piyasaya çıktı. Yaz boyu “Volkswagen ile Müzik Aşkına” konserlerinde sevenleriyle buluştu.

10 Ocak 2005′te “İsyankar” isimli şarkısının single çalışması ile yurtdışındaki sevenleriyle buluştu. İsyankar, Almanya, Avusturya ve İsviçre’de en çok satanlar listelerinde üst sıralarda yer aldı.

Bülent Ersoy Biyografisi

17 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Türk sanat müziğinin ünlü isimlerinden diva lakaplı Bülent Ersoyun biyografisini hepdinle.com farkıyla sizlerle paylaşıyoruz.

Bülent Ersoy, 1952 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Çok küçük yaşlardan itibaren müzikle ilgilenmeye başladı. Melahat Pars, Rıdvan Aytan gibi üstadlardan ve belediye konservatuarı hocalarından özel dersler aldı. İstanbul Belediye Konservatuarı’nı bitiren değerli sanatçı, aldığı akademik terbiye vasıtasıyla hem Tanrı vergisi sesini hem de müzikal tecrübelerini geliştirme fırsatı buldu.

1971 yılında Saner Plak’tan çıkan kırkbeşlik plağı ilk albüm çalışması oldu. Bu çalışmada, güfte ve bestesi bestekâr Muzaffer Özpınar’a ait “Lüzûm Lalmadı” ve “Neye Yarar Gelişin” adlı eserleri seslendirdi. Sahneye ilk adımını 1974 yılında Büyük Maksim Müzikholleri’nde attı ve müzik dünyasına bomba gibi düştü. Bu yıllardan itibaren gerek ismi gibi “bülend-paye” sesiyle gerekse hanımefendi kişiliğiyle Türk halkının beğenisini kazandı.

Bülent Ersoy, Müzeyyen Senar Ekolü’nün temsilcisi olarak başladığı sanat hayatında, akademik sanat kariyerinin de yüksek olması hasebiyle olağanüstü bir yorumcu ve büyük bir tavrın sancaktarı oldu. “Baharı Bekleyen Kumrular Gibi”, “Dert Çekmeye Gidiyorum” gibi her okuduğu şarkıyla grafiği sürekli yukarı tırmandı. O yıllarda TRT’ye, musikimizin bahtsızlığından ötürü kenara itilmiş, klasik makamlarda eski ve kalıcı eserler yorumladı. Yetmişli yılların ortasında daha da ileri giderek; o günkü müzik piyasasında pop, arabesk ve fantezi vb. gibi ticari şarkılar revaçta olmasına karşın Itrî’nin “Tut-î Mucize-I Gûyan”ı gibi eserlerden oluşan koyu klasik bir uzunçalar yaptı. Bu ilk uzunçalar çalışması müzik piyasasında ki tüm hesapları altüst etti ve satış rekoru kırdı.

Yurtiçinde ve yurtdışında yüzlerce konser veren Bülent Ersoy, “Düşkünüm Sana”, “Yaşamak İstiyorum”, “Biz Ayrılamayız” ve “Ablan Kurban Olsun Sana” gibi satış grafiği çok yüksek albümlere imza attı. 1995 tarihini taşıyan “Benim Dünya Güzellerim”, S Müzik etiketiyle çıkan ilk albümü oldu. Selçuk Tekay’ın müzik yönetmenliğini, Özkan Turgay’ın aranjörlüğünü yaptığı albümde on şarkı seslendirdi. Aynı yıl janrına ve yorumuna uygun olarak “Alaturka 95″ adında bir albüm yaparak Klasik Türk Musikisi’ne hizmetini de eksik etmedi. Muzaffer Özpınar’ın yönetmenliğini yaptığı albümde Hacı Arif Bey, Münir Nureddin Selçuk, Selahaddin Pınar, Kadri Şençalar, İsmail Hakkı Bey, Kemani Serkis Efendi gibi birçok üstâdın eserlerine yorumuyla hayat verdi. Ondört eserin yeraldığı çalışmada; “Aziz İstanbul”, “Dönülmez Akşamın Ufkundayım”, “Nerelerde Kaldın Ey Servi Nazım” gibi klasik eserlerin yanında “Alıverin Bağlamamı Çalayım” ve “Karam” adlı iki de anonim türküye de yer verdi.

Bülent Ersoy, bir sonraki çalışmasını 1997 yılında yayınladı. “Maazallah” ismini taşıyan albüm, piyasaya sürülmeden dahi yüksek siparişler aldı ve büyük yankı uyandırdı. Albümün hazırlık aşamasında bu sefer Halil Karaduman ve Osman İşmen’le çalışan sanatçı, popüler şarkılardan ve anonim türkülerden oluşan bir repertuar seslendirdi. Albüme ismini veren “Maazallah” adlı şarkısının video klibi ise büyük ses getirdi.Bülent Ersoy’un son albümü ise 2002 senesinde çıkardığı “Canımsın” albümüdür.

Otuz yıla yaklaşan sanat yaşamında pek çok ilke imza atan Bülent Ersoy, dünyaca ünlü yıldızların sahne aldığı salonlarda konser verdi. 1980 yılında London Palladium’da ve 1983 yılında Madison Square Garden’da sahne alan ilk Türk sanatçısı oldu. 30 Mart 1997′te ise Ümmü Gülsüm’den sonra, etnik müzik sazlarıyla Paris Olympia müzikholünde sahne alan ilk sanatçı oldu. Dario Moreno’dan sonra Olympia’da konser veren ilk Türk sanatçısı olan Bülent Ersoy, elli kişiden oluşan orkestrasıyla dört saat süren bir program sundu.

Bugüne değin otuzun üstünde albüme imzasını atan sanatçı, Türk Müzik Tarihi’ne ismini altın harflerle yazdırdı ve klasik, alaturka şarkılar alanında gelmiş geçmiş en önemli yorumcular arasında yer aldı. Müzik yaşamı boyunca sayısız ödül aldı. Herkesin takdirini kazanan geniş entervalli ve yüksek volümlü sesi, Japonya’da ses laboratuvarlarında yapılan testler sonucu “yüzde yüz kusursuz” bulundu ve 1997 yılında Uluslararası Montu Merid Müzik Doktoru ünvanıyla ödüllendirildi.

Rihanna Biyografisi

15 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Rihanna / Sanatçı
20 Şubat 1988 Barbados


Rihanna, gerçek adıyla Robyn Rihanna Fenty, 20 Şubat 1988 doğumlu Barbados’lu r&b sanatçısı. Barbados’dan çıkan ikinci sanatçı ve ilk bayan Grammy alan sanatçı ünvanına da sahip. def jam records kanatları altında olan Rihanna ilk albümü «Music of the Sun»ı 2005 yılında çıkardı ve Amerika başta olmak üzere bütün dünyada ses getirdi. «Umbrella» şarkısıyla kariyerinin doruğuna ulaşan sanatçının single’larının neredeyse tamamı top 10 listelere yükseldi. Sanatçının 3 stüdyo albümü bulunuyor.
2005: Music of the Sun
2006: A Girl Like Me
2007: Good Girl Gone Bad



Şarkıları

(Gona To Be) Hell on Earth
A Girl Like Me
Arrow
Bad Girl
Break It
Breakin’ Dishes
Bring it Back
Coulda Been The One
Crazy Little Thing Called Love
Cry
Dem Haters
Disturbia
Disturbia
Don’t Feel So Real to Me
Dont Stop The Music
Don’t Stop The Music
Emergency Room
Final Goodbye

İbrahim Tatlıses Biyografisi

04 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Türk müziğinin yetiştirdiği önemli isimlerden biri olan İbrahim Tatlıses yaptığı çalışmalarla müzik dünyasının mihenk taşlarından biri olarak göze çarpıyor.Sanat hayatı ve özel yaşamıyla adını en çok duyduğumuz İbrahim Tatlısesin hayatından kısa bilgileri huzurlarınıza sunuyoruz

1954 yılında yedi çocuklu fakir bir ailenin çocuğu olarak Şanlıurfa da dünyaya geldi. 70 li yılların ortalarında inşaat işçiliği, demir ustalığı ve leblebicilik gibi işler yapan İbrahim Tatlıses, 80′lerin başında kendisini şöhret basamaklarını tırmanmırken buldu. Müzik çevrelerince çok özel kabul edilen sesi sayesinde, kısa zamanda İstanbul Kanatlarımın Altında’da sahne almaya başladı. 1977 de “Ayağında Kundura” albümü ile müzik piyasasına giriş yapmış oldu. “Sabuha”, “Dom Dom Kurşunu”, “Bir Mumdur” türküleri halk tarafından çok beğenildi ve uzun yıllar popülerliğini korudu.

Seksenli yıllarda çıkardığı “Allah Allah”, “Kara Zindan”, “İnsanlar” ve “Fosforlu Cevriyem” albümleriyle satış rakamları milyonları buldu.

Tatlıses’in, müzik hayatındaki başarısı ve popülerliği kısa süre sonra kendisine sinema kapılarını açtı. Hayatı boyunca örnek aldığı Yılmaz Güney gibi o da çok başarılı filmlerde rol aldı. Yılmaz Güney ile diğer bir ortak noktaları, Yeşilçam’ın şöhret tacını, yakışıklı jönlerden almaları olmuştu. “Yılmaz’ın yerine oynuyor” başlıklı haberde şöyle diyordu:

Beni Yılmaz Güney’e benzetenler var. Belki tipim fazla benzemiyor, ama onun yolundan gidiyorum. Onun tavırlarını kullandım son filmimde.

90 lı yıllarda olgunluk dönemini yaşayan sanatçı, artık müzik dünyasında sarsılmaz bir yere sahip olmuştu. Aynı yıllarda tarzında değişiklik yaparak arabesk müziğe geçiş yaptı. Bu yıllarda “Ah Keşkem”, “İki Gözüm İki Çeşme”, “Yar Diline” gibi popüler parçaların dışında kendi ürünü olan eserleri seslendirdi. 1983 yılında çıkardığı “Mega Aşk” adlı albümde Selami Şahin’e ait “Seni Sevmediğim Yalan”, “Akşamdan Akşama”, “İçem Diyorum”, “Bu Nasıl Güzel” gibi dönemin beğeniyle dinlenen eserlerini yorumladı.

Aynı albümde yer verdiği Yusuf Hayaloğlu’nun “Dağlarda Kar Olsaydım” türküsü, o dönemden günümüze kadar gelen uzunca bir süre popülerliğini koruyacaktı. 1996 da “Ben De İsterem” albümüne bulunan “Fırat” türküsüyle listelerde uzun süre kaldı. Hemen ertesi yıl “At Gitsin” albümünü piyasaya sürdü. Bu albümünde de Sezen Aksu, Kayahan gibi pop müziğin usta isimlerinden eserleri yorumladı.

Son yıllarda televizyon programcılığı ve klip yönetmenliği gibi çeşitli işlerin yanısıra, siyasetede de atılma kararı aldı. Genç Parti’den 2007 seçimlerinde aday olan şarkıcı, partisi seçimi kazanamayınca meclise giremedi. Tatlıses, ticaret yaşantısında her geçen gün daha çok yol katediyor.

Tarkan Biyografisi

02 Ekim 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Megastar Tarkan özellikle 90lı yılların sonuna doğru yaptığı çalışmalarla müzik piyasasında efsaneleşti.Gerek yaptığı çalışmalarla gerekse özel hayatıyla magazin basınının gündeminde hep kalmayı başaran Tarkanın biyografisini huzurlarınıza sunuyoruz

Öz geçmiş:
Tarkan 17 Ekim 1972 yılında Almanya’nın Frankfurt yakınlarındaki Alzey kasabasında doğdu ve 13 yaşında babası Ali Tevetoğlu’nun aldığı kararla Karamürsel’de Klasik Türk Müziği eğitimi almaya başladı. Önce Karamürsel Musiki Cemiyeti ardından da Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde genç yaşta giriş yaptı müziğin temellerini özümsemiş oldu.

Kariyer :

İstanbul Plak sahibi ve prodüktör Mehmet Söğütoğlu ile arkadaşı Alpay Aydın sayesinde tanıştı. İstanbul Plak ile imzaladığı anlaşma sonucunda, Tarkan ın ilk albümü Yine Sensiz 1992′nin sonunda Türkiye’de piyasaya sürüldü. Bu albümün ilk şarkısı olan “Kıl Oldum Abi” çok kısa sürede dinleyenlerin ilgisini çekerek popüler mekanlarda çalınmaya başladı. Yine Sensiz adlı albüm 900 bin adet satınca, Tarkan ülke çapında tanındı. 1994 Mayıs’ta Sezen Aksu’nun katkılarıyla Aacayipsin albümünü çıkaran Tarkan başarısını devam ettirdi. Türkiye çapında çoğu ilklere imza atarak, bu albüm ile Türkiye ve Avrupa’da 24 konser verdi. Bu konserlerin 25′i, ulusal çapta gerçekleştirilen en büyük sponsorlu turne kapsamında, Tarkan’ı Türkiye’nin farklı illerinde yaklaşık 10 bin seyirci ile buluşturan stadyum konserleriydi. Sanatçının kariyerindeki en büyük dönüm noktalarından olan albüm 2,5 milyona yakın satıldı. Avrupa’da da 950 bin rakamına ulaştı.

Bunun ardından dil eğitimi almak üzere New York’a gitti. Bu dönemde tanıştığı ünlü Amerikan prodüktör Ahmet Ertegün ve Atlantic Records’la yeni projeler üzerinde çalışmaya başladı. O dönemin en önemli yıldızları icra eden menajeri Ahmet San ve Ertegün ile 1995′te sözleşme imzaladı. 1994-1997 yılları arasında İsviçre, Hollanda, İngiltere ve Almanya da toplam 12 şehri kapsayan 3 büyük Avrupa turnesine çıktı. 1995 yılında New York Palladium da verdiği konser, Türkiye’de canlı yayınlandı. Tarkan, 1997 Temmuz’de üçüncü albümü Ölürüm Sana rekor satışlarını kırıp Türkiye’de 2,5 milyon sattı. Aynı yıl kendi müzik şirketi HITT Prodüksiyon’u kurdu, 1998 yılında Walt Disney’in 35. uzun metrajlı çizgi film’i olan Herkül’ün baş karakterini Türkçe olarak seslendirdi. Filmin müziklerinden “Yolumdayım”ı seslendirdi.

Dünyanın en büyük firmalarından Universal in Fransa ayağı Ölürüm Sana nın hit parçası “Şımarık” single olarak piyasaya sürdürüldü ve sonuç almakta gecikmedi. “Şımarık” Fransa’da 6, Belçika’da 2 numaraya kadar yükseldi. Şirket bunun üzerine, içinde Ölürüm Sana ve A-acayipsin albümlerinden parçaların yer aldığı Avrupa piyasasına özel Tarkan adlı bir derleme albüm yayımladı. Nitekim bu albüm ile bir ilk daha imzanlandı.

2000-2007 [değiştir]

Uluslararası başarılarının ardından, Tarkan 2000 de 14 Ocak günü depremzedeler yararına bir konser vermek ve askerliğini yapmak üzere Türkiye’ye döndü. İstanbul’da verdiği konserden sonra bedelli askerlik görevini tamamladı.

Tarkan, 2001 de Kuzu Kuzu single ı beş değişik versiyonuyla müzik marketlere sunuldu. Kuzu Kuzu’dan sonra Ağustos ayı başında Karma albümü yayınlandı. Karma albümünden bir sıngle’da, Nazan Öncel bestesi Hüp ile geldi. Aynı senede ABD’nin en etkin gazetelerinden Washington Post’ta çıkan geniş bir değerlendirmede, pop yıldızı Tarkan’ın Türkiye’nin kültürel ihraç ürünü olduğu ifade edildi. Washington Post, sanatçının Fransa’dan Danimarka’ya dek listelerde yer aldığını ve Rusya’da ‘en çok satan Rus olmayan pop yıldızı’ olduğunu kaydetmişti[kaynak belirtilmeli].

Sanatçı’nın başarıları ülkesini de temsilen tanıttı. Turizm Bakanlığı ile Türkiye’nin tanıtımı çalışmaları kapsamında, 2002 Dünya Kupası’nda Türk Ulusal Futbol Takımı ile birlikte Kore ye gitti. 2002′de bir Sezen Aksu bestesi olan “Şımarık” önce Stella Soleil tarafından “Kiss Kiss” adıyla İngilizce okundu. “Kiss Kiss” şarkı’nın yeni düzenlemesiyle çıkış yapan Holly Valance listelerde 1 numaraya kadar yükseldi.

Tarkan, 2003′ün Haziran ayında yine Nazan Öncel’in besteleri de içinde bulunduğu Dudu adlı albümünü çıkardı. Bu albüm Rusya’da bir milyon satış rakamına ulaşınca, Rusya’dan en iyi yabancı şarkı ödülünü aldı. 2004′ün başında kendi adını taşıyan bir parfüm piyasaya sundu.

Dünya starı olma yolunda ilerleyen Tarkan, 2001 yılında Pepsi ile gerçekleştirilen sponsorluğun ardından, çekimleri Kapadokya’da yapılan Turkcell in Hazır Kart reklamlarında yer aldı. Özgürlük İçimizde adlı bestesini de seslendirdiği aynı proje kapsamında Tarkan-Özgürlük Yolcusu takvimi piyasaya sunuldu. 2004′te petrol şirketi OPET’in reklamlarında yer aldı. 2006 Yılında da Avea sponsorluğunda bir dizi konser verdi.

Tarkan yeni serüvenlere yelken açmak üzere, 2005′in Ekim ayında uzun zamandır beklenen İngilizce Bounce (Zıpla) single’ını Türkiye ve Avrupa’da yayınlandı. 2006′nın Nisan ayında Come Closer adlı ilk İngilizce albümünü dünya piyasasına sürüldü, ve albümünden Start The Fire (Yak Ateşi) şarkısına ikinci single’ı çıkarttı.

Single ve remix albümleri haricindeki altıncı türkçe albümü Metamorfoz 26 Aralık 2007 tarihinde piyasaya sürüldü. Albüm hakkında gelen ilk yorumlar, klasik Tarkan nağmelerinin aynı kaldığı, ancak müzik altyapısının klavye/elektronik ağırlıklı olarak değiştiği yönünde. Albüm 10 gün içinde 350 bin satış rakamına ulaştı.

Gülben Ergen Biyografisi

30 Eylül 2011 Yazan  
Kategori Biyografiler

Sponsorlu Bağlantılar

Pop müziğin popüler isimlerinden Gülben Ergen hakkında araştırdığımız bilgileri hepdinle.com farkıyla huzurlarınıza sunuyoruz.

Gülben Ergen Erdoğan, 25 Ağustos 1972’de Mazhar ve Gülser Ergen’in kızı olarak İstanbul Kanatlarımın Altında’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra Erenköy Kız Lisesi’nde orta öğrenimini tamamlayan Ergen, lise öğrenimini ise Kadıköy Ticaret Lisesi’nde aldı. Ergen, 1987’de lise 2. sınıftayken katıldığı Sinema Yıldızı Yarışması’nda 2. seçildi. Hürriyet Gazetesi tarafından düzenlenen bu yarışma sayesinde tanınan bir yüz haline gelen Ergen, liseyi bitirdikten sonra mankenlik yapmaya başladı.
1988 yapımı Bülent Ersoy ve İsmet Özhan’ın başrolünde olduğu Samim Değer filmi Biz Ayrılamayız (Mine rolünde), Ergen’in ilk sinema filmi oldu. Yine 1988‘de Kartal Tibet’in yönettiği ve Kenan Kalav’la birlikte oynadığı Deniz Yıldızı filminin ardından, Cüneyt Arkın ile Av (1989), Serdar Gökhan ve Eşref Kolçak’la birlikte ise Kanun Savaşçıları (1989) adlı filmler, 18’indeyken kendisinden beş yaş büyük ağabeyini trafik kazasında kaybeden Ergen’in oynadığı diğer filmler oldu.

Ergen, 1990’da Orhan Kemal’in ünlü eserini TRT ekranına taşıyan ve büyük beğeni toplayan Hanımın Çiftliği adlı dizi filmde; Erol Taş, İlknur Bozkurt ve Fikret Hakan’la birlikte rol aldı. 1991’de Osman F. Seden’in senaryosunu yazıp yönettiği ve Halide Edip Adıvar’ın eserinden uyarlanan Yol Palas Cinayeti, 1992’de ise yine Osman F. Seden imzalı İki Kız Kardeş adlı filmlerde, Aydan Şener’le birlikte kamera karşısına geçti.

1994’te ünlü Maksim Gazinosu’nda, İbrahim Tatlıses’in alt kadrosunda yer alan Gülben Ergen, aynı zamanda ünlü türkücünün Haydi Söyle adlı parçasının klibinde oynadı. Bunun ardından yine 1994’de Tatlıses’in başrolünde olduğu ve yönetmenliğini de üstlendiği ”Fırat” adlı dizide rol aldı. Ergen, bu dizinin çekimleri sırasında Fırat Nehri’nde geçen bir sahne sırasında kuvvetli akıntı nedeniyle çok zor anlar yaşadı.

Şarkıcılık konusunda da yeteneğini ortaya seren Ergen, 1997‘de ”Merhaba” adlı ilk albümünü çıkardı. 1998’de cuma, cumartesi ve pazar günleri, Bostancı Gösteri Merkezi’nde Huysuz Virgin (namı diğer Seyfi Dursunoğlu) ile ”Castra Castra Show” adını verdikleri bir şov sergiledi. Televizyon izleyicileri için hazırladığı ”Gümbür Gümbür Gülbence” programı ile hayran kitlesini iyice arttıran Gülben Ergen’in atladığı önemli basamaklardan birisi de Kadir İnanır ile birlikte çevirdiği ”Marziye” isimli dizi oldu. Diziye de ismine veren Marziye karakterini canlandıran Ergen, 1998-2000 yılları boyunca televizyon izleyicisini ekrana kitlemeyi başardı.

1999 yılında Avşa Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü başta olmak üzere birçok ödüle layık görülen Gülben Ergen, yıl biterken ”Kör Aşık” adlı ikinci albümünü piyasaya sürdü. 2000 yılında Haldun Dormen ve Kenan Işık ile birlikte ”Dadı” adlı dizide buluşan Ergen, ”Melek” isimli bir dadıyı canlandırdığı bu komedi dizisinde de başarısını gösterdi ve Magazin Gazetecileri Derneği, 9. Altın Objektif Ödülleri’nde 2000 yılının En İyi Kadın TV Yıldızı Ödülü’ne layık görüldü. Ergen aynı zamanda Altın Kelebek, 2000 yılının En İyi Kadın Oyuncusu Ödülü’nün de sahibi oldu.

2001’de genel yayın yönetmenliğini üstlendiği Gülbence isimli bir dergi çıkaran Ergen, 2003’de Ali Sürmeli, Yasemin Kozanoğlu ve Deniz Türkali ile birlikte başrollerini paylaştığı, yayını sadece 8 bölüm süren Hürrem Sultan adlı dizide rol aldı. Ünlü kanuni ve Türk müziği orkestra şefi Taşkın Sabah’la çalışmaya başlayan Ergen, son 4 albümünü de (Sade ve Sadece-2002, Uçacaksın-2005, 9+1 Fıkır Fıkır-2005 ve Gülben Ergen-2006) Sabah’ın müzik yönetmenliği eşliğinde hazırladı.

Gülben Ergen, 2004 yılının eylül ayında ”Sultan’s of the Dance” ve ”Anadolu Ateşi” adlı şovlarıyla adını dıyuran ve Yılmaz Erdoğan’ın da kardeşi olan Mustafa Erdoğan ile evlendi. Ergen, 18 Ocak 2007’de Atlas ismini verdikleri bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Gülben Ergen Erdoğan ve Mustafa Erdoğan çifti, yakınları ve hayranları tarafından hastaneye gönderilecek çiçekler yerine, Tema Vakfı aracılığıyla bağışlanan fidanlarla gerçekleşen Atlas Bebek Ormanı’nı oluşturdu. 2008 yılında müzik çalışmalarına devam eden sanatçı “Aşk Hiç Bitmez” adlı albümü ile müzik piyasasına güçlü bir dönüş yaptı.

Ödülleri:

1987 – Hürriyet Gazetesi Sinema Güzeli 2. ödülü,

1999 – MGD Tv Başarı Ödülü,

1999 – Avşa Film Festivali En İyi Bayan Oyuncu ödülü,

1999 – TGRT Evita Gülbence programının gösterdiği başarılı grafik ödülü

1999 – Magazin Gazetecileri Derneği – 7.Altın Objektif Ödülleri- 1998 yılının televizyon başarısı ödülü

2000 – MGD En İyi TV yıldızı,

2000 – Magazin Gazetecileri Derneği – 8. Altın Objektif Ödülleri – 1999 yılının televizyon en iyi kadın tv yıldızı ödülü

2001 – Magazin Gazetecileri Derneği – 9. Altın Objektif Ödülleri – 2000 yılının televizyon en iyi kadın tv yıldızı ödülü

2001- Altın Kelebek – 2000 yılının en iyi kadın oyuncusu ödülü

2001 – Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı Onur Üyeliği,

2002 – MGD En İyi Kadın Oyuncu,

2002 – Altın Kelebek En İyi Tv Oyuncusu,

2004 – Kral Tv Video Müzik Ödülleri – En iyi arabesk – fantazi kadın şarkıcı,

2005 – Kadir Has Üniversitesi – En has albüm: Uçacaksın

2005 – 2004 Yılının en iyi tüketicisi ödülü

2005 – 6.Tüketiciyle Dost Altın Kalite Zirvesi 2004 yılının en iyi sanatçısı ödülü

2005 – Fatih Üniversitesi 2004 Yılının En Aktif Kadın Sanatçısı Ödülü

2005 – Müyap en çok satan albüm ödülü (600 binlik satış ile uçacaksın albümü).

2006 – Altın Nota Müzik Ödülleri 2005 yılının en iyi Pop-Fantezi Kadın Sanatçısı ödülü

2006 – Kadir Has Üniversitesi – En has albüm: 9+1 Fıkır Fıkır

2006 – Jetix Ödül Töreni – En iyi kadın şarkıcı

 

Gülben Ergen Resimi